Hayvanlarla, biz insanoğlunun ilişkisi çoook eskilere
dayanıyor. İlk, avlanmayla başlayan bu ilişki sonraları onları sevmemizle devam
etmiş. Eski Mısır’da kediler, Hollanda’da inekler çok önemli olmuş. Sonra belli
bölgeleri temsil etmeye başlamış bu hayvanlar. Denizli’nin simgesi bir horoz
olmuş mesela. Hayvanlarla ilgili şakalar yapmaya başlayıp, eşimizi dostumuzu
onların isimleriyle adlandırmışız. Bazen hiç güzel olmamış ama olsunJ Stresi azaltsın,
yalnızlığımızı yok etsin diye kedi, köpek, kuş, kaplumbağa gibi daha evcil
olabilecek hayvanları evlerimizde konuk etmeye başlamış, onların sorumluluğunu
almışız. Hayat arkadaşlarımız olmuş. Hoş, ben hep evde bir jaguarla beraber yaşamak
istemişimdir ama buna hiç cesaret edemedimJ
Hal böyle olunca da hayvanları insanlardan çok ayrı bir
yerde düşünmek mümkün olmamış.
Filmlere, çizgi filmlere, dizilere konu olmuş, süper
kahraman unvanı almış, evlerimize girmiş ve hatta çocukluğumuzu fazlasıyla
etkilemiş bu canlılara böylesi önem verirken ve beraber yaşarken, kurabiyelerde
de onları unutmak olmazdı.
Hem onlara duyduğum sevgiden, hem de minik meleğim, yeğenim,
Duru’mun istemesi üzerine hayvancıklı kurabiyeler tasarladım.
Dört renk ve dört çeşit tasarladığım kurabiyeler hazırlandı.
Sonra hepsi tek tek
paketlendi.
Bir kısmını da anaokulundaki arkadaşlarına götürmesi için
kutularda paketledim.
Miniklerin hepsine afiyet olsun. Yeni tasarımlarla görüşmek
üzere…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Fikirleriniz benim için önemli:)