28 Kasım 2012 Çarşamba

Yeni Yıla Hazırlık


Yeni yıl yaklaşıyor. Bir yıllık anılarımızı eskide bırakıp, yeni anılara dönüyoruz yüzümüzü. E hazırlık yapmak şart olduJ

Ben yeni yılın gelişini her sene heyecanla beklerim. Dışarıda olmayı sevmediğim için favorim, ev partileri. Geçen yıla ailemizle beraber girmiştik. Bu seneyi dostlarla kutlama planımız var. Şimdiden beni bir telaş aldı ki sormayın. Yeni yıl pastası, yeni yıl kurabiyeleri, küçük armağanlar, ev süslemesi, konsepte uygun dekorasyon… Daha şimdiden birçok şeyi kafamda toparlamaya başladım. Özellikle de parti konsepti konusunda bir sürü fikir var aklımda. 

Bundan iki yıl evvel 'kırmızı partisi' düzenlemiştik. Davetlilerin hepsi üzerinde kırmızı bir obje taşıyarak partiye gelmişti. Bu sene çok klasik bir şey yapıp 80'ler veya 60'lar üzerine gidebiliriz veya daha farklı düşünüp maskeli balo organize edebiliriz. Aslında aklımı klasiklerden uzaklaştırıp çok orjinal bir şeyler bulmaya çalışıyorum. Olacağını biliyorum ama biraz zaman gerekiyor sanırım:)

Aklımda bunlar varken küçük çam ağacımız ve süslerimiz de bir hafta sonra ‘tebdili mekanda ferahlık vardır diyerek’ depodan evimize gelecek. Onu süslemek, tüm renkli topların ve ışıkların evimizi renklendirmesi çok güzel olacak.

                                                    2011'e girerken bize eşlik eden ağacımız:)
                                             Umarım bu seneki ağacımız da böyle hareketli olur.

Sıra gelecek dostları organize etmeye, pastayı ve kurabiyeleri hazırlamaya. Tabi ki şimdiden tasarımlarını düşünmeye başladım. Aklımda birkaç alternatif var ama en iyisini bulmak için denemeler yapmam gerekecek. 

Bu alternatif tasarımlarımı da zaman içinde paylaşacağım ama o zamana kadar heyecanımı sizlerle yaşamak istedim.

Şimdiden yeni yıl heyecanını yaşayan, yaşamaya başlayan ve başlayacak herkese… sevgilerJ     

23 Kasım 2012 Cuma

Kakaolu Böğürtlenli Doğumgünü


Bugün ablacığımın 41’inci yaşına girişini kutladık. Kırkbir kere maşallah dedirtti tabi ki.


E böyle bir yaşa da, iyi hazırlanmış bir doğumgünü organizasyonu gerekliydi. Renkler, tadlar, sürprizler… her şey bugüne uygun olmalıydı. Öncelikle renklere karar verdim. Nazar boncuğundan yola çıkarak turkuaz ve beyaz tercih ettim ve onun için peçete halkaları tasarladım.


Tabi bu arada aklımdan kurabiyeler hazırlamak geçmeye başladı. Nazar boncuğu, maşallah kurabiyeleri. Bebek kurabiyelerinden farklı olarak hamurun harcında ceviz kullandım ve sonuç harika oldu.


Sıra pastasına gelmişti. Son yaptığım muzlu ve sade kremalı pastaların aksine, bu sefer biraz tatlı, biraz ekşi bir tat kullanmak istedim ve tercihimi kakaoyla böğürtlenden yana kullandım. İç tasarım tamamdı da, dış tasarım nasıl olmalıydı…

Ablamın ilgi alanlarını düşününce klasik zevklerinin de olduğu aklıma geldi. Şöyle biraz klasik, biraz spor ama günün anlam ve önemine uygun bir pasta tasarımı buldum. Küçüklü büyüklü beyaz çiçeklerle, turkuazı birleştirince ortaya hem modern, hem de klasik bir görüntü çıktı.


Bu arada şeker hamuruyla çalışacaklara küçük bir ipucu vermek istiyorum. Pastanızdan tadanlar şeker hamurunu kalın bulabilirler. Siz siz olun, inceltip riske girmeyin çünkü pastanın üzerindeki krema hamurla birleşince erime yapıyor ve şeker hamuru dağılıyor. O yüzden ince hamur, bu tarz butik pastalar için elverişsiz oluyor. Bir de en üst kısmında kullandığınız kremayı mümkün olduğunca az tutun. Fazla krema da şeker hamurunun deforme olmasına neden olabiliyor.

Organizasyona dönecek olursam bu akşamla ilgili unutulmaması gereken bir başka sürpriz ise diğer ablamın hazırladığı 40 yaş slayt gösterisiydi. Fotoğraflar, metinler, kullanılan müzikler o kadar güzeldi ki, bir ara çok duygulanmışım, gözlerim dolu dolu buldum kendimi.

Bir doğumgününü daha kah gülerek, kah duygulanarak geçirdik. Ablacığıma tekrar 41 kere maşallah diyorum.
   

18 Kasım 2012 Pazar

Muzlu Butik Pasta


Doğumgünlerinde hep duygulanırım ben. Bir yılı daha geride bırakmak bana hem mutluluk verir, hem de yaşananların, o anıların bir daha geri gelmeyeceğini düşünüp hüzünlenirim. Sonra kısa zaman geçer ve geride kalan anılardan daha güzellerinin önümde olma ihtimali düşer aklıma ve yine mutlu olurum. İşin aslı doğumgünlerinde hep bir karışık olurum.:))

Bu hafta hem yoğun hem de bir o kadar keyifli geçiyor benim ve sevdiceğim için. Doğumgünlerimiz birbirine çok yakın tarihlerde olduğu için dostlarla ve ailemizle kutlama yapmak istedik. Ayrı günlerde toplanalım dedik. Bu da benim için iki ayrı pasta demekti.

Tabi hemen kolları sıvadım ve önce tasarımlar için çalışmaya başladım. Dostlarımızla kutlayacağımız gün için ikimizin de yazar olmamızı değerlendirmek istedim. Sevdiceğimin de fikirleri ve desteğiyle bize en uygun tasarımı bulup hayata geçirmem birkaç günümü alsa da sonucun başarılı olduğunu düşünüyorum.

Şimdi de iş, ailemizle kutlayacağımız gün için hazırlanacak pastadaydı. O özel gün için ikimizi de bünyesinde taşıyan bir tasarıma gitmeliydim ve sonunda aklıma bir fikir geldi. İşte ailemiz için hazırladığım pasta.

İkisi için de üç kat sade pandispanya kullandım. Muz, fındık ve beyaz, tane çikolatayla tatlandırdığım sade kremamı pastanın içine yakıştırdım.  Sanırım hem ben, hem sevdiceğim, hem de tadanlar memnun kaldılar. Sizlerle o gecelerden birkaç an paylaşmak isterim.
                                                      Mutheşem ailemizin bir kısmı:)

                                                        Minik meleğimiz, yeğenimiz:)

                                                            Çok sevgili dostlarımız:)

Doğumgünlerimizde bizi yalnız bırakmayan, yanımızda olan, arayan, bizi önemseyen tüm dostlarımıza ve çok sevgili ailemize sonsuz teşekkür ederiz. İyi ki varsınız.

11 Kasım 2012 Pazar

İlkim Çilek Baby Shower Partisi


Bazen sevdiğiniz arkadaşlarınızın özel zamanlarında çok fazla yanında olamadığınızı fark edebilirsiniz. Bence önemli olan üzülmek yerine telafi edebilmektir. Ben de bunu yapmaya çalıştım.

Bundan üç hafta önce, geçen kış İzmir’de Zencefil Cafe’de doğumgünü kutladığımız bir gece geldi aklıma. Çok sevdiğim arkadaşım Gülşah’a ‘ne zaman bebek yapacaksınız? Biz desteğiz...’ dediğimi düşündüm ve karar verdim. Taşınma, işler, güçler derken sekiz ay önce aldığım haberin hakkını vermeliydim. Gülşah’ın ‘İlkim Çilek dokuz ay sonra geliyor’ haberine bir armağan verilmeliydi ve bir bebek partisi organize etmeye karar verdim.

Öncelikle davetiye hazırladım. Kendi imkanlarımla herkesi bu mutlu günden haberdar edecek bir bebek partisi davetiyesi.


Sonra Gülşah’ın, arkadaşlarının, ablalarının yardımıyla davetliler haberdar edildi ve geleceklerin listesi yapıldı. Bir hediye listesi oluşturmadık çünkü minik İlkim’in tüm ihtiyaçları çoktan karşılanmıştı. Biz de gelecekler arkadaşların, hediyelerini kendilerinin seçmesine karar verdik.

Sıra küçük sürprizler, mönü, davetlilere hediye edilecek kurabiyeler ve asıl olan pastaya gelmişti.

Davetiyenin bir benzeri olan peçete halkaları tasarladım ve onları peçetelere uyguladım. İnanın masada çok sevimli durdular.


Çeşitli internet sitelerinden ‘mom to be’ yazısının yazılı olduğunu kurdelelerden araştırdım fakat kargo süreleri uzun görünüyordu. O yüzden kendim işlemeye karar verdim. Beyaz kurdele üzerine pembe payetle işlenen ‘mom to be’  anneye çok yakıştı. Bir de aynı renkte, pembe bir nazar boncuğuyla tutturunca çok uyumlu oldu.


Kurabiyeleri yapacağım gün Gülşah’ın bir arkadaşının hediye olarak yaptırdığını öğrenince, merakla onları beklemeye başladım. Gerçekten de gördüğümde çok beğendiğimi itiraf etmeliyim.

Sıra pastaya gelmişti. Önceden tasarımını yaptığım pastayı uyguladığımda tam da içime sinen bir pasta çıktı ortaya. Tabi muhafaza edebilmek, partinin düzenleneceği mekana götürmek beni biraz düşündürse de onu da sevdiceğimin yardımıyla başardım.



Ön hazırlıkları tamamlanan parti, 11 Kasım Pazar günü çok keyifli gerçekleşti. Duvarlara ve sandalyelerin arkasına asılan pembe balonlar, kollara bağlanan tüller, Gülşah’ın giydiği pembe tütü ve hem mekanın, hem gelenlerin güzelliği partinin eğlenceli geçmesini sağladı. Bir de kurdele oyunu oynadık. Küçük, sürpriz, komik hediyeler sahiplerini buldu.

Artık bana ‘şimdiden hoş geldin İlkim Çilek bebek’ demek kaldı. Başka bir partide, buluşmak üzere..:)