Bundan bir sene kadar önce Güneşli Pazartesiler diye bir
film seyrettim. Pazartesi gibi nefret edilen bir günün güneşli olabilme
ihtimali bir an içimi ısıttı. Sonra da neden haftanın ilk gününden genel
itibariyle nefret ettiğimizi düşünmeye başladım. Sonuç mu?
Aslında bu durum daha çocukluğumuzda, ilkokul yıllarımızda
başlamıştır. Cuma günü ödevlerle okuldan
çıkılır. Cumartesi nasıl olsa yarın da okul yok diye iyice yayılınır. Pazar
günü anne babalar ödev konusunda zorlamaya başlar. Cumartesi gününden ödevlerini
yapan sorumlu arkadaşlar dışarıda oynarken Pazar gününü ödevle geçiren çok
çocuk vardır. 80li yılların çocukları pazar konserleri ve maçları çok iyi
hatırlar. Bir de akşam yemekten sonra yapılan banyoyu ve ardından soba yanında
kuruduktan sonra erken yatma gerginliğini. Yarın okula gitmenin stresi daha o
geceden herkesi sarar.
Okul bitti, oh rahatız derken hafta başı iş stresi başlar. Çalışma
hayatına girildikten sonra pazar kahvaltıları meşhur olur. Kızarmış ekmek ve
çayın dem kokusu eşliğinde, gazete okuyarak yapılan o müthiş kahvaltı. Gün
tamamen miskinlikle geçirilir. Hava kararıp uyku zamanı geldiğinde en büyük
strese bir adım kalmıştır. Sabah iş başı yapılacak ve haftanın ilk günü
trafiğine girilecek, stres başlayacaktır.
Pazartesi yoğunluğun, trafiğin, telefon görüşmelerinin,
koordinelerin üst düzeye çıktığı günüdür. Her şey haftanın ilk günü organize edilmek
zorundadır sanki. Yani bu gün hepimizin kabusudur. Sendromu meşhurdur
ve pazartesilerden nefret edilir. Hatta Kavimler Göçü ve Haçlı Seferleri’nin
pazartesi günü yapıldığı, Atlantis’in yine adı lazım değil günde yok olduğu ve kıyametin
bile o huysuz gün kopacağı rivayet olunmuşturJ
Çocukluk arkadaşımın her pazartesi ‘Bu günden nefret
ediyorum’ mesajlarından ilham alarak kurabiyeler tasarlamaya karar verdim. Sonuçta
haftanın ilk gününü sevdirecek bir nefer gerekiyordu ve ben kendimi kurban
ettimJ Pazarın ertesini sevimli hale getirebilecek, eğlenceli olabilmesini sağlamak için birkaç
fikir düşündüm ve hiç zaman kaybetmeden uyguladım.
İşte pazartesiyi mutlu geçirmeniz için bir kaç küçük fikir.
Tek tek paketlenmedi mi, tabi ki paketlendi:)
Bir fincan kahvenin yanında yenilen eğlenceli bir kurabiye
belki size de pazartesi sendromunu atlatmanıza yardımcı olabilir.
Her şeye rağmen pazartesiden nefret ediyorum diyorsanız bir
deneyin derim.
Sevgiler, güneşli pazartesiler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Fikirleriniz benim için önemli:)