30 Mart 2012 Cuma

Beş Çayı Keyfi ve Un Kurabiyesi


Beş çaylarına bayılırım. Biz üç kız kardeşiz. Evet, şu Çehov’un oyunundaki gibiJ Eskiden okuldan, işten gelip evde toplandığımız zaman, annem yemekten önce çay demlerdi. Mutfakta dört kadın oturur sohbet eder, bazen dedikodu yapar, bazen tartışır, bazen barışırdık. İşte o beş çaylarına anneciğimin yaptığı güzel kurabiyeler eşlik ederdi hep. Ben de bugün bir beş çayı yapmak istedim. Sevdiğimin kardeşi ve nişanlısıyla küçük evimizde toplandık. Okey takımları çıktı ortaya, masa hazırlandı, çaylar demlendi ama kuru kuru çay gitmiyor tabi. Biraz düşündükten sonra şöyle pratik, lezzetli, çayın yanına yakışır, ağızda dağılan, yumuşacık bir kurabiye yapmaya karar verdim. Anneminkiler gibi olmasa da çocukluğumun bayıldığım tadı un kurabiyesini seçtim ve sizlerle paylaşmak istedim. Bize güzel ve keyifli bir günde çok güzel eşlik etti. Siz de küçük bir aile veya dost sohbetini tatlandırmak isterseniz un kurabiyesinin güzel bir seçim olduğunu düşünüyorum. Bir deneyin derimJ

Un Kurabiyesi

Malzemeler:
1 paket (250 gr.) margarin veya tereyağı
1 kahve fincanı sıvı yağ
4.5 yemek kaşığı pudra şekeri
4 yemek kaşığı buğday nişastası
4.5-5 su bardağı un

Üzeri için:
1 çay bardağı pudra şekeri

Hazırlanışı:
Oda sıcaklığında yumuşamış margarinle pudra şekerini karıştırıyoruz. Daha sonra sıvı yağı ilave ediyoruz ve karıştırmaya devam ediyoruz. Hafif krema kıvamına geldikten sonra nişasta ve unu ekleyerek yoğurmaya başlıyoruz. Hamuru pürüzsüz hale getirdikten sonra avuç büyüklüğünde parçalar kopararak rulo haline getiriyoruz. Hamur ilk etapta birleşmeyecekmiş gibi geliyor, parça parça oluyor ama sonradan gerçekten pürüzsüz bir hamur oluşuyor. Panik yapmayın yaniJ Hazırladığımız ruloları bıçak yardımıyla verev kesip üzerlerine de bıçağın arka kısmıyla iki çizgi yapıyoruz ve küçük kurabiyelerimize son şeklini veriyoruz. Yağladığımız tepsiye veya yağlı kağıda aralıklı olarak yerleştiriyoruz. Birbirlerine çok yakın olmamalarına dikkat edin çünkü kabarıp yapışıyorlar ve şekilleri bozuluyor. Daha sonra önceden ısıtılmış fırınımıza yerleştiriyoruz. Aslında kurabiyeler genelde 170-175 derecelik ısıda pişirilirken un kurabiyesini daha düşük ısıda pişirmek gerekiyor. Ben 150 derece kullanıyorum. Hem içleri yavaş yavaş pişiyor, hem de üzerleri olması gerektiği gibi kızarmadan beyaz kalıyor. Yaklaşık 15-20 dakika arasında fırından çıkmaya hazır oluyorlar. Mümkün olduğunca kurabiyeler tam olarak pişene kadar fırının kapağını açmamaya dikkat edin, hemen iniyorlar. Tecrübeyle sabitJ

Son olarak da kurabiyeleri fırından çıkardıktan sonra üzerlerine pudra şekeri serpiştiriyoruz. Şimdiden ellerinize sağlık ve afiyet olsun. 


24 Mart 2012 Cumartesi

Anneciğimin Doğumgünü Pastası

Annelerden ayrı kalmak zordur. Hele de 30 yıl boyunca dizinin dibinden ayrılmadığınız, her derdinizi paylaştığınız, dinleyen ve kendini dinleten, sevgi dolu, eğlenceli, sabırlı ve ilerisi için örnek aldığınız bir anneniz varsa, daha da zor.

Ben yaklaşık bir senedir annemden ayrı bir şehirde yaşıyorum. Herkesin annesi kendine güzeldir biliyorum ama benim annem çok güzel bir kadındır. Gözleri hep güler benim annemin. Üç kızına, torununa, kocasına, damatlarına (oğullarına), kardeşine, dostlarına, komşularına yani herkese verecek sınırsız sevgisi vardır. Çok güzel Türk sanat müziği söyler mesela. Hatta o güzel sesiyle şarkılar söyleyerek açtığı olur telefonu. Kocaman bir gülücük bırakır insanın yüzünde. Bir sıkıntınız olduğunda hemen anlar ama öyle bir kadındır ki benim annem, hemen neyin var diye sorup sıkıştırmaz. Doğru zamanı bekler. Paylaşmak için, hafifletmek için… Sevdiklerini hafifletmek için sürekli yüklenir benim annem. Bir gün onun kadar iyi bir anne, onun kadar iyi bir eş ve en önemlisi onun kadar güzel bir insan olabilirsem çok büyük bir başarı elde etmişim demektir.

Bunları duyunca siz de anlamışsınızdır ki annemden ayrı olmak benim için gerçekten zor. Hala ilk ayrıldığım günkü kadar çok özlüyorum annemi. Neyse ki hadi dendiğinde gidebiliyorum. Bir ayağım hala İstanbul’da. Fakat yarın öyle bir gün ki… anneciğimin doğumgünü. Bu sene yanında olamıyorum. O yüzden ona güzel bir sürpriz hazırlamak istedim. Sizinle paylaştığım pasta, anneciğim için ellerimle hazırladığım doğumgünü pastası. 25 Mart saat 00:00’ı gösterdiğinde sevdiğimle birlikte onun doğumgününü kutlayacağız ve onu ne kadar çok sevdiğimizi söyleyeceğiz ve yarın pastasını, küçük armağanını görmek üzere burayı ziyaret etmesini isteyeceğiz. Umarım beğenir ve umarım siz de beğenirsiniz ve denersiniz. 

ANNECİĞİM DOĞUMGÜNÜN KUTLU OLSUN MELEĞİM.

Kivili Annecik Pastası

Malzemeler:
1 adet hazır kek (veya kendi hazırlayacağınız pandispanya)
2 paket sade kremşanti
1 su bardağı süt
1/2 paket bitter çikolata
3 adet orta boy kivi

Keki ıslatmak için:
1.5 su bardağı süt

Hazırlanışı:
Kremşantiye sütü ekleyip iyice çırpıyoruz. Krema haline geldikten sonra buzdolabına koyup yarım saat kadar katılaşmasını bekliyoruz. Şantimiz katılaştıktan sonra kekimizi iki parça halinde ayırıp önce alt kısmını sonra üst kısmını sütle ıslatıyoruz. Bu arada kivilerimizi ince ince dilimliyoruz. Kivilerimizden birinin dilimlerini ikiye keserek yarın daire haline getiriyoruz. Kekimizin ıslattığımız alt kısmını şantiyle kaplayıp üzerine yuvarlak dilimlerimizden kivilerimizi yerleştiriyoruz. Ardından bitter çikolatamızı ince ince rendeleyerek kivilerin üzerine serpiyoruz. Kekimizin ıslattığımız üst katını üzerine oturtuyoruz. Pastamızın üzerini ve yanlarını kalan şantimizle kaplıyoruz ve düzleştiriyoruz. Kivilerin yarım daire yaptığımız dilimlerini pastamızın yan kısımlarına yerleştiriyoruz. Ardından kalan yuvarlak dilimleri üstüne koyup çikolatamızın kalan kısmını boş kalan şantili bölüme rendeliyoruz. Arzu ederseniz benim gibi orta kısmına bir not yazabilirsiniz. Not için çikolatalı kremşanti kullandım. Şimdiden afiyet olsun ve ellerinize sağlık. 

16 Mart 2012 Cuma

Güneşli Bir Gün ve Tiramisu

Çok güneşli bir güne uyandım yine. Yapılan bir cuma kahvaltısı ve içilen iki bardak hafif demli çayın ardından mutfağa geçtim. 

Bundan birkaç hafta önce İzmir Alsancak’ta Amerikan Kültür Merkezi’nin kantini için haftasonu tiramisu yapmıştım. Olumlu eleştirilerden sonra, sonraki hafta da kantine tatlımla konuk oldum. Aslı kedidiliyle yapılan, Japon isimli bu İtalyan tatlısını ben kekle yapıyorum. Bazen pandispanya yapmaya zamanım oluyor, bazen de daha pratik olsun diye marketten hazır kek alarak onu kullanıyorum. İki günlük bulutlu havanın yerini parlak güneşe bırakmasıyla neşelenen ben, hemen malzemelerimi çıkardım tabi. Tatlımı yapmak üzere saçlarımı bağladım, anneciğimin hediye ettiği renkli önlüğümü taktım ve küçük, ahşap mutfak masamı atölye haline getirdim. Sonuç: benim fikrimce süper! Haftasonu yiyenlerinde fikrini aldıktan sonra sizlerle tekrar paylaşacağım ama bu haftasonunu siz de tatlı geçirmek isterseniz tiramisu tarifimi paylaşıyorum. Şimdiden ellerinize sağlık, tadanlara afiyet olsun.



Tiramisu

Malzemeler:
1 adet kakaolu hazır kek (pastaban)
3 adet yumurta sarısı
2 çay bardağı toz şeker
1 paket vanilya
3 yemek kaşığı un
2.5  su bardağı süt
1 paket labne peynir (200 gr.)

Keki ıslatmak için:
3 tatlı kaşığı nescafe
2 tatlı kaşığı toz şeker
1.5-2 su bardağı ılık su

Üstü için:
1-2 tatlı kaçığı nescafe

Hazırlanışı:
Yumurta sarılarını, toz şekeri, vanilyayı, elenmiş unu ve sütü bir tencereye koyup ateşin üzerinde pişirmeye başlıyoruz. Karışım muhallebi kıvamına gelince bir iki taşım kaynatıp altını kapatıyoruz. Biraz ılınmasını bekleyip içine labne peyniri ekliyoruz ve karıştırıyoruz. Topaklanırsa rondonun ezme aparatıyla biraz karıştırabiliriz. Ben çoğu zaman öyle yapıyorum. Hatta bu muhallebinin hafif köpürmesini ve daha lezzetli olmasını sağlıyor. Muhallebimiz hazır olduktan sonra ılık suyun içine nescafeyi ve şekeri koyarak eritiyoruz. Keki ikiye ayırıp alt ve üst kısmına bu hazırladığımız kahveli karışımı yavaş yavaş dökerek kekin iki parçasını da ıslatıyoruz. Keki için kendimiz pandispanya yapabileceğimiz gibi marketten aldığımız hazır keklerden de kullanabiliriz. Aslında tiramisunun orjinalinde kedidili kullanılıyor olsa da ben çoğu zaman daha rahat ulaşabildiğim ve lezzetinden şüphe etmediğim hazır kekleri kullanıyorum. Memnunum- öneririmJ Keki iyice ıslattıktan sonra alt kısmının üzerine muhallebinin bir kısmını yayıyoruz. Üzerine kekin ıslattığımız üst kısmını kapatıyoruz. Muhallebinin kalan kısmını pastanın üstüne ve kenarlarına yayarak keki iyice muhallebiyle kaplıyoruz. Son olarak kahveyi bir çay süzgecine koyup, çay kaşığı yardımıyla ezerek toz haline getirip pastanın üzerine serpiyoruz. Ben genelde pasta tam olarak soğumadan kahveyi üzerine serpiyorum. O zaman kahveler sıcakla hafif eriyip pastayı daha iyi kaplıyor ve muhallebiyle bütünleşiyor. Üst kısmının tamamen kahveyle kaplandığına emin olduğumuzda tiramisumuzu  buzdolabına kaldırıp iyice soğumasını bekliyoruz.

Farklı bir tat oluşturmak ve konuklarınızı şaşırtmak isterseniz keki ıslatırken kahveli karışımın içine rom aroması ekleyebilirsiniz. Değişik bir tat veriyor ama yine de ben tiramisuda klasikten yanayım. Şimdiden afiyet olsun.


5 Mart 2012 Pazartesi

Şeker Gibi Şekerpare

Lamba CİNİ gece lambalarını yapmak çok zaman alıyor doğru ama bir süredir işsiz bir kadın olarak evde oturuyorsanız, zamanınızı dolduracak başka şeyler de bulmak zorunda kalıyorsunuz. Entelektüel faaliyetlerin yanında ev kadınlığı aktiviteleri bazen daha eğlenceli olabiliyor. Yemek yapmak gibiJ Özellikle de tatlıJ

Günün tatlısı: şekerpare… Şöyle akşam yemeğinden sonra güzel bir Türk kahvesi, günün yorgunluğunu atmak üzere yapılan hoş bir sohbet, üzerine demlenen tavşan kanı bir çay ve yanında tatlı. Hem de şerbetini mis gibi çekmiş, üstleri hafif kızarmış, ortasında fındığıyla poz veren bir şekerpare. Üzerine filmler yapılan bu Osmanlı tatlısı hem evdeki sizi, hem de eşinizi, çocuklarınızı veyahut akşam çayına gelmiş dostlarınızı mutlu etmez mi? Benimkileri mutlu ettiJ Mutfağımın güzel İzmir manzarası, yaz kokan önlüğüm, içeriyi aydınlatmış güneş ve güzel bir müzik eşliğinde malzemelerimin başına geçtim. Çeşitli sitelerden ve bloglardan bulup kendimce revize ettiğim, İzmirli gibi davranarak bu da benden dediğim, ununu, şekerini ekleyip azalttığım tatlımı yaptım ve sizlerle paylaşmak istedim. Şerbeti döktükten yarım saat sonra yumuşacık oldular. Aşağıda size şekerpare tarifi ve malzemelerini veriyorum. Şimdiden ellerinize sağlık, afiyet olsun.

Şekerpare
Malzemeler:
2 adet yumurta
2.5 çay bardağı pudra şekeri veya toz şeker
2 çay bardağı sıvı yağ
1 adet kabartma tozu
Aldığı kadar un(ortalama 4 su bardağı)
Ortasına batırmak için fındık veya fıstık

Şerbet:
3 su bardağı şeker
3,5 su bardağı su
1/4 limon suyu

Hazırlanışı:
Yoğurma kabında, yumurta, pudra şekeri ve sıvı yağ koyduktan sonra şekerler iyice eriyene kadar karıştırıyoruz. Ardından elediğimiz unu – aklınızda olsun kullanacağınız unu mutlaka eleyin. Hem içindeki pütürleri dağıtmak için çok uğraşmamış olursunuz hem de yemekleriniz daha lezzetli olur-  kabartma tozuyla karıştırarak şekerli karışımına ekliyoruz. Unla kabartma tozunu karıştırmadan koyduğumuzda istediğimiz kabarma yaşanmıyor. Deneyimle sabitJ Hamuru çok sert olmayan fakat ele de yapışmayan bir hale getirene kadar yoğuruyoruz. Hazır olan hamurumuzdan küçük parçalar kopartıp yuvarlayarak hafifçe bastırıyoruz. Yağlanmış fırın tepsisine veya tepsiye serdiğiniz fırın kağıdına sıralayıp üzerlerine fındık veya fıstık batırıyoruz. Tabi bu isteğe bağlı. İsterseniz sade de yapabilirsiniz. Önceden ısıttığımız fırında 170 derecede 15-20 dakika hafif pembeleşene kadar pişiriyoruz. (Önerim fırın derecenizi kendi fırınınıza göre ayarlamanız. Ben 170 derecede başlayıp 10 dakika sonra 150 dereceye indirdim ve 10 dakika kadar da o şekilde pişirdim.)


Şekerpareleri fırından çıkarıp ilk sıcaklığı gidince üzerine soğuk şerbet döküyoruz. Şerbetinizi önceden yapmadıysanız şekerpareleri soğutup üzerine sıcak şerbet de dökebilirsiniz.


Şerbet için 3-3,5 su bardağı suya, 3 su bardağı şeker ilave edip, 5 dakika kaynatıyoruz. Şeker içinde iyice eriyip şerbet hafif kıvamlanınca üzerine limon suyu sıkıp 1-2 taşım daha kaynatıyoruz.

İyi keyifler, ellerinize sağlık ve afiyet olsun.