Bazen sevdiğiniz arkadaşlarınızın özel zamanlarında çok
fazla yanında olamadığınızı fark edebilirsiniz. Bence önemli olan üzülmek
yerine telafi edebilmektir. Ben de bunu yapmaya çalıştım.
Bundan üç hafta önce, geçen kış İzmir’de Zencefil Cafe’de doğumgünü kutladığımız bir gece geldi aklıma. Çok sevdiğim arkadaşım Gülşah’a ‘ne
zaman bebek yapacaksınız? Biz desteğiz...’ dediğimi düşündüm ve karar verdim. Taşınma, işler, güçler derken sekiz ay önce aldığım haberin
hakkını vermeliydim. Gülşah’ın ‘İlkim Çilek dokuz ay sonra geliyor’ haberine
bir armağan verilmeliydi ve bir bebek partisi organize etmeye karar verdim.
Öncelikle davetiye hazırladım. Kendi imkanlarımla herkesi bu
mutlu günden haberdar edecek bir bebek partisi davetiyesi.
Sonra Gülşah’ın, arkadaşlarının, ablalarının yardımıyla davetliler haberdar edildi ve geleceklerin listesi yapıldı. Bir hediye listesi oluşturmadık çünkü minik İlkim’in tüm ihtiyaçları çoktan karşılanmıştı. Biz de gelecekler arkadaşların, hediyelerini kendilerinin seçmesine karar verdik.
Sıra küçük sürprizler, mönü, davetlilere hediye edilecek kurabiyeler
ve asıl olan pastaya gelmişti.
Davetiyenin bir benzeri olan peçete halkaları tasarladım ve
onları peçetelere uyguladım. İnanın masada çok sevimli durdular.
Çeşitli internet sitelerinden ‘mom to be’ yazısının yazılı
olduğunu kurdelelerden araştırdım fakat kargo süreleri uzun görünüyordu. O
yüzden kendim işlemeye karar verdim. Beyaz kurdele üzerine pembe payetle
işlenen ‘mom to be’ anneye çok yakıştı.
Bir de aynı renkte, pembe bir nazar boncuğuyla tutturunca çok uyumlu oldu.
Kurabiyeleri yapacağım gün Gülşah’ın bir arkadaşının hediye
olarak yaptırdığını öğrenince, merakla onları beklemeye başladım. Gerçekten de
gördüğümde çok beğendiğimi itiraf etmeliyim.
Sıra pastaya gelmişti. Önceden tasarımını yaptığım pastayı
uyguladığımda tam da içime sinen bir pasta çıktı ortaya. Tabi muhafaza
edebilmek, partinin düzenleneceği mekana götürmek beni biraz düşündürse de onu
da sevdiceğimin yardımıyla başardım.
Ön hazırlıkları tamamlanan parti, 11 Kasım Pazar günü çok
keyifli gerçekleşti. Duvarlara ve sandalyelerin arkasına asılan pembe balonlar,
kollara bağlanan tüller, Gülşah’ın giydiği pembe tütü ve hem mekanın, hem
gelenlerin güzelliği partinin eğlenceli geçmesini sağladı. Bir de kurdele oyunu
oynadık. Küçük, sürpriz, komik hediyeler sahiplerini buldu.
Artık bana ‘şimdiden hoş geldin İlkim Çilek bebek’ demek
kaldı. Başka bir partide, buluşmak üzere..:)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Fikirleriniz benim için önemli:)